fbpx

Yeni Normal: DİJİTAL

Günlük hayattan çalışma biçimlerine kadar alışkın olduğumuz normal düzeni altüst eden Covid19’la yaşamaya alışınca -pandemiyi atlatınca diyebilmek isterdik fakat ne kadar süreceği henüz belirsiz- bundan sonra hayatlarımızın nasıl olacağına dair teoriler ve pratikler geliştirmeye başladık. Bu teori ve pratiklerin taşıyıcı sütunlarını beklendiği üzere teknoloji oluşturuyor. Pazarlama iletişiminde de Yeni Normal: DİJİTAL.

Son iki yıldır pazarlama ve iletişim alanlarında konuşulduğu üzere dijital pazarlama stratejisinin önemli bir bileşeni olarak görülmekten çıktı, artık temeli oluşturuyor. Pazarlama alanında “Dijital mi, değil mi?” tartışmasını geride bıraktık, şimdi hep birlikte dijital pazarlama araçlarını geliştirmek, hedef kitlemizle sürekli ve etkin şekilde iletişimde olmanın yöntemlerini oluşturmak üzerine kafa yoruyoruz. Reklamcılar olarak bizim işimiz, teknoloji ya da yazılım geliştirmek değil elbette. Teknoloji ve iletişim şirketlerinin üzerinde çalışmaya devam ettiği, geliştikçe de son kullanıcı ile paylaştığı yazılım ve uygulamaları hızla keşfetmek, müşterilerimizin hedef kitlelerinin bu uygulamalardan nasıl yararlandığını anlamak ve pazarlama için kullanmaya başlamak.

Bu yazıda dijital pazarlama iletişiminde veri toplama ve kişiselleştirmeden söz etmek istiyoruz. İngilizce “computer” kelimesinin Türkçeye “bilgisayar” olarak geçmiş olmasına itiraz edenler var. İtiraz sebebi bilgisayarın yaptığı işin sayma değil, bir tür hesapla olması. Cep telefonları ve mobil araçlar üzerinden internete ulaşan insanlar, sosyal medya paylaşımları, online alışveriş, Google aramaları gibi eylemleri sırasında ağa sürekli kendileri hakkında veri yüklüyorlar. Yani aslında bizim veri toplamak için bir şey yapmamız gerekmiyor, fakat mevcut veriyi işlemek ve bu veri üzerinden hedef kitlemizle kişisel bir bağlantı kurmak önemli.

İnterneti kişiselleştirme işinin büyük kısmını hedef kitlemiz kendi başına yapıyor. Facebook’ta ortak ilgi alanındaki gruplara üye oluyor, Instagram’da, Youtube’da izleyeceği kişi ve kanallara kendisi karar veriyor. LinkedIn’de kendi ağını kuruyor ve genişletiyor. Bunu yaparken elbette algoritmalar tarafından yönlendiriliyor (internetten organik gıda alışverişi yapan birine diğer seçeneklerin önerilmesi gibi) Dijital pazarlama ajansı olarak biz de aynı iz üzerinde ilerliyoruz.

Müşterilerin tercihlerini belirlemek için alışveriş davranışlarına ve diğer marka temas noktalarına bakıyoruz.

Hedef kitle giderek bilinçleniyor ve karşısına çıkan reklamların tesadüf olmadığını artık biliyor. Her konuda daha fazla bilgi ve seçenek sahibi olmak isteyen kullanıcı için sunulan tercihler -mesaj yığınında boğulmadığı sürece- yararlı. Boğulma meselesi bizi mesaj frekans sıklığı ve lokasyon bazlı iletişim gibi ince ayarlara getiriyor. Ürün, hedef kitle profili, satış hedefi gibi değişkenleri olan bu denklemi her durum için yeniden kurup yeni bir sonuca ulaşıyoruz. Denklemin en önemli unsuru hedef kitle profili, bu profil eskisi gibi yaş, cinsiyet, ekonomik statüden ibaret değil, hedef kitlenin marka/kurum ile kişisel olarak kurmak istediği ilişkiyi de içeriyor. Marka olarak üstlendiğiniz role (“işinin ehli”, “medya fenomeni”, “kaliteli ve güvenilir”, “çevre dostu ve samimi”) uygun davranıp davranmadığınızla yakından ilgileniyor. O da sizinle ilgili veriye ulaşmak için interneti kullanıyor, sosyal medya hesaplarınıza bakıyor, Google aramalarında hangi sırada olduğunuzu inceliyor, marka ve ürünlerle ilgili yorumları okuyor…

Eskiden markalar televizyon erkanlarında, billboardlarda, radyo kanallarında ANLATICI; hedef kitle evinde, iş yerinde, arabasında DİNLEYİCİ konumundayken gerçekleşen pazarlama iletişiminin sonucu markanın ikna ediciliğine bağlıydı. Şimdi sanal bir ortamda yan yanayız ve aramızdaki her türlü alışveriş aramızdaki ilişkiye bağlı. Dijital dünyada hedef kitlenizle bağlantıya geçmek, aranızdaki ilişkiyi geliştirmek ve bu ilişkiyi gönüllü marka temsilciliğine dönüştürmek bugünden yarına atılacak birkaç adımla ulaşacağınız bir hedef değil, bir süreç. Her konuda olduğu gibi bu konuda da stratejik kararlar alma ve yol haritası oluşturma sürecinde konusunda bilgili ve deneyimli bir ekiple işbirliği yapmanızı öneririz.

YOUR COMMENT